26 Eylül 2010 Pazar

merhaba sinem ben.

Aynı ada sahip olan milyonlarca kızın yaşadığı İstanbul'da rutin hayatımdan sıkılmış oturuyorum.Düşünüyorum.O kadar sıkılıyorum ki,aynada gördüğüm kız değişsin diye belirsiz aralıklarla saçlarımı değiştiriyorum.Saçımı her boyadığımda daha güzel olacağını düşünüp sonrasında daha kötü olduğu için üzülüyorum,ben saçlarımın doğal halini seviyorum,en güzeli öyleydi bak.
Yazı yazmayı hiç sevmediğim ve başkasının notlarından da okuduğumu anlayamadığım için okulu bitirememiş olduğuma üzülüyorum.Yani çok basit şimdi bakınca.
Bir kaç kez aşık olduğumu sanıyorum,yani aşk eğer hissettiklerimden daha güçlü birşeyse yaşamamış varsayabilirim,çünkü kimsenin hayatında aşık olduğu kadın olduğumu düşünmüyorum.
İnsanlara kendimi ifade etmekte zorluk çekiyorum.Genelde bu konuda yüzyüze daha başarılıyım.
Beni anlamayan insanlara kendimi anlatabilmek için uğraşıyorum,beni anlamamaya kararlı insanlardan uzak duruyorum.Sonra benden nefret ediyorlar,anlayamıyorum.
Yüzümdeki sivilceler,sağ kulağımın kepçe oluşu ve saçlarımdaki beyazlar beni çirkinleştiriyor biliyorum ama daha güzel olsaydım da birşey değişmeyecekti eminim.Çünkü ben böyle olduğum gibi mutluyum.
Ortalama boyumdan,kilomdan memnunum da ben hep sesimin güzel olmasını istedim.Güzel şarkı söyleyebilseydim bazı şeyler değişebilirdi bak.
Yıllardır şarkı sözleri yazıyorum ama zerre nota bilgim olmadığı ve kabiliyetim olmadığı için hiçbirini besteleyemiyorum.
Hep sporda başarılı olduğumu varsayarım ama şu an hiçbir spor dalında da iyi olduğumu sanmıyorum.
Beni dışardan gören herhangi biriniz acayip neşeli,vurdumduymaz,özgür sanıyor ancak kafamda bir sürü derdim ve hesap vermem gereken ailem var.
Ben o kadar sıkılıyorum ki hiç olmayacak adamları sevdiğimi sanıp kendimi üzüyorum,Türk dizilerindeki gereksiz gergin anları yaşayıp kendime iş çıkarıyorum.
Okumayı çok seviyorum ama üşeniyorum.
Bazen çok duygusuz olabiliyorum.
Allah'ı severdim ama artık aramız eskisi gibi değil çünkü babanem öyle bir ölümü haketmemişti.
İnsanlar beni depresyonda sanıyor ama ben gayet iyi hissediyorum.
Yumurtalıklarımdaki kist beni korkutuyor.
10 yıl içinde ölmek istemiyorum.
Böyle üşengeç olmayı sevmiyorum,birşeyler yapmak,yaratmak istiyorum ama hiç gayret etmiyorum.
Eminim biraz gayret etsem bir çok kişiyi şaşırtabilirim.
Benim için topuklu ayakkabılarla kızkıza dışarı çıkmaktansa arkadaşlarımla l4d oynamak daha eğlenceli.
En sevdiğim şeylerden biri insanların karnını doyurmak,ben evde yemek yapayım arkadaşlarım gelsinler yemek yesinler,eline sağlık desinler,en güzel birşey.
Korku filmi izleyemem,izlesemde yarısından fazla gözlerim kapalı olur ve gece mutlaka kabus görürüm.
Maydonoz,dereotu ve yeşil biberden nefret ederim,asla yemem.
Entel,dantel görünürüm ama canım isterse açar ibo dinlerim.
Herkesi sevmem ama kimse benden nefret etmesin isterim.

Sen bu yazıyı okuyan arkadaşım,beni tanıdığını sanıyorsun ama eminim yukarıda okudukların arasında en az 3 şeyi bilmiyorsundur.Olsun,beni tanımayanlara hep dediğim gibi..

Beni tanısan çok seversin.

6 yorum:

ilnevyA dedi ki...

Çok iyi bildiğim, anladığım 3 şeyi söyleyeyim ben.

-Beni dışardan gören herhangi biriniz acayip neşeli,vurdumduymaz,özgür sanıyor ancak kafamda bir sürü derdim ve hesap vermem gereken ailem var.
+(Neşeli görünmek dışında aynıyım. Özellikle vurdumduymaz görünme konusunda. O kadar ki bikaç arkadaşım telefon açtıklarında "Napıyosun yine umursamaz tavırlarınla televizyon mu izliyosun, internette mi takılıyosun" diyorlar.)

-Böyle üşengeç olmayı sevmiyorum,birşeyler yapmak,yaratmak istiyorum ama hiç gayret etmiyorum. Eminim biraz gayret etsem bir çok kişiyi şaşırtabilirim.
+(Üşengeç olmayı sevip sevmediğimi bilmiyorum. Aslında bazen güzel olabiliyor, ama birşeyler yapmanın verdiği haz çok daha fazla oluyor tabi. Bazı şeyleri çok istememe rağmen, bir türlü çabalamak için gereken gücü kendimde bulamıyorum ve vaktimi inanılmaz boşa harcıyorum. Ve evet biliyorum ki uğraşsam, gayret etsem yapamayacağım hiç birşey yok. Ama buna rağmen bir türlü toparlanamıyorum, hayattan gittikçe kopuyorum, çok yorgun ve yaşlı hissediyorum bazen.)

-Yazı yazmayı hiç sevmediğim ve başkasının notlarından da okuduğumu anlayamadığım için okulu bitirememiş olduğuma üzülüyorum.Yani çok basit şimdi bakınca.
+(Burada tamamen aynı durum söz konusu. Başkalarının notlarından 1 yıllık soba tutuşturucu kağıt olur evde bulunan. Her yıl aynı dersin birkaç kişinin notlarından derlenmiş fotokopilerini alıyorum, çalışmıyorum bazen de çalışamıyorum, bazen de bakıyorum anlayamıyorum. Okulu bitirememiş olmama üzülüyorum, ama bitmemesini de istiyorum bazen. 3. uzatma yılına başlıyor olmama rağmen. Oradaki arkadaşlardan kopmak, iş hayatına göre daha rahat bir hayatın sona ermesi, ama diğer yandan da okulun uzamış olması sebebiyle psikolojik olarak rahatlıktan çok uzak stresli bir hayat. Çelişkilerle dolu günler.)

Ve yazdıklarının geneline bakarak; evet tanısam seveceğim birisin, yazdıklarınla da tanımak istediğim birisin.

ilnevyA dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
ilnevyA dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
GK dedi ki...

maydonoz,dereotu,yeşil biber olmadan vücuda vitamin girmez. ye onları. bu üçünden başka da bişey gelmiyo aklıma.

Adsız dedi ki...

Kendini çok güzel ifade etmeye çalışmışssın.
Tanımak isterdim.

Adsız dedi ki...

iş atan herifler arasından dişi bir varlık olarak,seni çok iyi anlıyorum ve harfi harfine aynılarını yaşıyorum ibo açmak hariç :D yalnız değilsin dostum