hayat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hayat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Kasım 2009 Cuma

sadece 1 gun.

Asagıdaki yazıyı 2 yıl once yazmısım.Taslaklarda kalmıs.Ben de yayınlamaya karar verdim.2 yılda bu hislerim degismemis cunku (:


Onu gorursun.tam karsında duruyordur.
hayatında onun kadar tatlı birini daha once gormemisindir.
o guzel gulusune baktıgında heyecandan kıpkırmızı suratını saklamak icin kafanı baska taraflara cevirirsin.
gozgoze geldiginde saskınlıgını anlayacak diye baska seylerle ilgilenirsin.
elini nereye koyacagını bilemezsin.ta ki elini tutana dek.
artık yeri sadece onun sıcacık avucunun icidir.
beraber ilk yemeginizi bitirirken aslında hala acsındır ama heyecandan yiyemezsin.
seni ilk optugunde once hicbirsey anlayamazsın.
kalbin durmustur sanki.tekrar opersin.hicbir dudak onunki kadar tatlı degildir o an.dunya ayaklarının altından kayar gider.ilk kez yanyana uyurken miden guruldar sabaha kadar.
uyuyamaz,huzursuz olursun onu rahatsız edeceksin diye.sabaha karsı bi an icin uykuya dalmısındır.gozlerini actıgında sana bakar.dunyanın en guzel yuzu karsındadır.ne guzel bakıyordur sana.
keske biri bize bu anın bir daha gelmeyecegini daha once soyleseydi..




ben soyluyorum.
sizi bir daha hic sevmeyecek o.

elinizi tutmayacak,sacınızı oksamayacak,"usudun mu?"demeyecek,hasta oldugunuzda size bakmayacak,sizi kıskanmayacak bir daha,onemsemeyecek,sizi istemeyecek o ilk gunku gibi..



aşk o kadar tatlı ki..sadece 1 gun suruyor..ya da bize oyle geliyor.


guzel seyler cabuk biterdi oyle degil mi? (:







biterken,Cocoon-tell me calıyordu.

11 Kasım 2009 Çarşamba

Olur.

Bu aralar keyfim yok.
Havanın yağmurlu olması ve üşüdüğüm için olabilir.
5 saat uyuyabildiğim ve dinlenemediğim için olabilir.
Bu aralar pek iştahım yok.
İşlerin çok yoğun olmasından kaynaklanabilir.
Bitirebilmek için öğle yemeklerini atlamaya alıştığımdan olabilir.
Bu aralar içten gülümsemiyorum.
Sevdiğim bir arkadaşım canımı sıkıyor,bu yuzden olabilir.
Yanlış anlaşılmalar silsilesi yaşamamızdan olabilir.
Aslında ben onun sevdiği bir arkadaşı olmadığım için olabilir.

10 Kasım 2009 Salı

feel like i am young again

Bugun sabah uyandıgımda kendimi yeniden 15 yaşında hissettim.
"Uf bugun de ilk ders sınav var ya" yakınmalarıyla bir yandan formayı giyinmeye çalışarak agzına kardesinin mısır gevreginden atmak,
Makyaj yapmadan evden çıkmak,
Saçlarını olduğu gibi bırakmak,
Yolda gordugu yakısıklılara bakmıyormus gibi yapmak,
Otobuste kulaklıkları takıp,cama kafayı dayayıp,hayallere dalmak,
İskele büfesinden sosisli almak(özellikle bunu özlemisim :)

Ofisin kapısından girdiğimde tekrar yetişkin hayatıma dönmek yerine hala 15 yaşının enerjisinde ve umursamazlığında kalmak istedim.Öyle de yaptım.9:05 te bütün ofisi ayağa diktim.Bugün beni görenler "liseli gibi olmussun"diyorlar.Bunun nedeni giydigim dar  etegim ve tshirtüm olabilir ama bütün suratıma yayılan gülümsememi ve vücuduma yayılan enerjiyi gören herkes bendeki değişikliğin farkında.

Neredeyse 10 yıl önceye dönmek bazen iyi gelebilir.Bugün olduğu gibi.Hayatımızın kriz anlarında 10 yıl sonraki olgunluğumuzu edinebiliyorken,neden kendimizi daha genç hissedemeyelim ki?

9 Kasım 2009 Pazartesi

anlamaya çalışıyor(d)um..



Ortada bir oyunun döndüğü çok belli.Oynamalı mı yoksa baştan rest mi çekmeli bilemiyorum ama uzun süren flört hayatımda her iki türlüsünü de denedim lakin henüz muvaffak olamadığım aşikar.Bunun bir püf noktası olacak herhalde ben orayı kaçırıyorum.

En keyifli buluşmalarım hep kendim gibi olduklarımdır.Tabii karşı tarafın ego ezikliğine ve espri kabiliyetine bağlı olarak rahat olması güzel ortamı gole dönüştüren nadir buluşmalar oluyor bunlar.

En berbat ve geceyi "efff" efektiyle sonlandırdığım buluşmalar da karşımdakinin "gerizekalı" olduğunu anlamamın 10 dkmı aldığı buluşmalar olmakta.


Başarısız buluşmalara eklenen "şunu da gördük ya" derdirten eklenen bir buluşma var ki bunu yazmayacağım çünkü hayal gücümü zorladığımı düşünebilirsiniz.

Şimdi herşeyin ötesinde erkekleri anlamanın çok üzerinde bir olay daha var.Bugüne kadar hep anlamaya çalıştığım mamafih her seferinde "niye ki şimdi böyle yani?" sorusuyla karşı karşıya kaldığım ve kendimle kavgalar ettiğimi sonunda da sokayım böyle aşkın ızdırabına diyerek rest çektiğimi farkettim.

Bu yazıyı neden yazdığımı bilmiyorum,sadece yazmak istedim.Belki de kafa karışıklığımı biraz dağıtmak istedim.Artık "nedenler" aramıyorum.Böyleymiş demek ki diyorum.Bu daha rahatlatıcı.


dominos sen bizim herşeyimizsin!

Dün Sevdot'la  pizza kafası yaşayalım dedik ve ofise herzaman olduğu gibi Dominos'tan pizza sipariş ettik ama herzaman olanın aksine 30 dk olmadan kapımızda aşağıda bir benzeri bulunan erkek güzeli belirdi.Ne pizzadan birşey anladık ne de buluştuğumuz çocuklardan ehoho

Sevgili yakışıklı pizzacı,eğer bu yazıyı okuyorsan lütfen gülbahar mahallesine gönderilen servislere hep sen çık :)


     temsili fotograftır.